Menu
Önemlİ Lİnkler
 
 
 

GÜLLÜBUCAK KÖYÜ

Güllübucak Koyu Gurun ilçesi’ne 57 km .’lik mesafede, ilçe merkezinin güneybatı kesiminde yer almaktadır. Sarıören ve Aptalpınarı adında iki mezrası olan Güllübucak Köyü’nün 1997 yılı E.T.F sonuçlarına göre, mezraları dâhil toplam nüfusu: 228 kişidir. Koyun arazisi üzerinde gerek tarlalarda ve gerekse kırsal kesiminde gül bitkisi bol miktarda bulunması nedeniyle, -güllü yurt, güllü yer- anlamına gelen Güllübucak Koyu ismi verilmiştir.

Güllübucak Köyü, Hurman çayı’nın kenarında kurulmuştur. Bu nedenle de tarihi bir bölgede kurulması nedeniyle tarihsel geçmişi oldukça da uzun olan bir köyümüzdür. Dolayısıyla Güllübucak Köyü’nün tarihi, Hurman Kalesi’nin tarihi kadar eskidir.

Güllübucak Köyü’nün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Koyun bir başka geçim kaynağı, kilim ve halıcılıktır. Buradan üretilen kilim ve halılar gerek yurt içine ve gerekse yurt dışına pazarlanmaktadır.

Güllübucak Koyumuzun en büyük sorunlarından birisi ilçeye en uzak köylerimizden birisi olması nedeniyle yoldur. 57 km .’lik yolun büyük bir kısmı stabilizedir. Kış aylarında tamamıyla kapalı kalmaktadır. Köyde ilkokul ve lojmanı vardır. Cami ve lojmanı bulunmaktadır. Güllübucak Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

Güllübucak Köyünde az da olsa sulu tarım yapılmaktadır. Tarım ve hayvancılık halen iptidai usullerle yapılmaktadır. Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi ve arıcılık gibi tarımsal faaliyetlerin teşviki ve desteklenmesi şarttır. Güllübucak Köyü’nde de oldukça sık göç olayı yaşanmıştır. 1997 yılında 20 hane kadar ev kalmıştı.

AKDERE KÖYÜ

İlçe merkezinin güneybatı kesiminde, ilçe merkezine 55 Km.lik mesafede bulunan Akdere Köyü’nün ismi, köyün içinde geçmekte olan ve Hurman Çayı’nın kaynağını oluşturan dereden almaktadır. Suyunun berrak ve beyaza yakın bir renkte ve temiz olmasından dolayı bu ismi almıştır.
Akdere Köyü’nün Avşargeçe ve Karamuklu adında iki tane mezrası bulunmaktadır. Yazyurdu Nahiyesi’ne bağlı bulunmaktadır.

Akdere Köyü tarihi Hurman Kalesi’ne yakın olması nedeniyle bu bölgenin tarihi çok eski olduğu bilinmektedir. Akdere Köyü’nün Bozhüyük tarafından bir kale bulunmaktadır. Yine burada tarih öncesi çağlardan kalmış olan su sarnıcı bulunmaktadır ki buraya 42 tane taşlar oyularak basamak yapılmıştır. Yine kale ardı denilen mevkiide (Yazıda) eski bir yerleşim alanı bulunmaktadır. Yine burada birtakım hüyükler vardır.

Akdere Köyü’nün en büyük sorunlarından birisi de yol sorunudur. İlçe merkezine 55 km.’lik mesafede bulunan Akdere Köyü’nün 25 km.’lik bölümü asfalt, geri kalan 30 km.’lik bölümü ise asfalt yapılmamıştır. Stabilize olduğu için kış aylarında tamamıyla kapanmakta ve ulaşım sorunu büyük ölçüde yaşanmaktadır. Bir an önce bu yolun asfaltlanması gereklidir. Elektrik 1983 yılında telefon 1986 yılında getirilmiştir. Köyde Sağlık Ocağı yoktur. İlkokul vardır ve lojmanlı olarak devlet tarafından yapılmıştır. Öğrenci yetersizliğinden kapanmış durumdadır. Köy camiisini köy halkı imece usulüyle yapmıştır. Camiinin lojmanı Köy halkının katkılarıyla yaptırılmıştır..

Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda bu geçim kaynağı çok gerilemiş durumdadır. Köydeki tarım ve hayvancılığı tekrar canlandırmak için birtakım önlemlerin alınması şarttır. Ayrıca köyde çok güzel alabalık yetiştirilmiş olduğu için alabalık üretimi konusunda devlet tarafından yeterli teşviklerin yapılması da şarttır. Eskiden olduğu gibi el sanatlarının (Kilim ve halıcılık) yeniden canlandırılarak ev ekonomisine girdilerin sağlanması için köylüye bu konuda gerekli teşvikin yapılarak desteklenmesi şarttır.
1965 yılında Hurman Çayı üzerinde kurulması düşünülen baraj bugüne kadar yapılmamış, bu nedenle köyde göç hızlanmıştır. Aksi takdirde gittikçe boşalmakta olan köylerimizde birisine Akdere Köyümüz de katılacaktır.

BAŞÖREN KÖYÜ


Gürün İlçesi’nin güneybatı kesi-minde, ilçe merkezine 44 km .’lik mesafede bulunan Başören Köyü, kuzeyde Yolgeçen, kuzeydoğuda Güldede, batıda Akdere, güneyde Afşin ilçesi’nin Oğlakkaya ve Haticepınarı Köyleri ile sınır bulunmaktadır.

Bilindiği gibi Tohma Havzası’nın bulunduğu bölgeler, Hurman Çayının kaynakları, tarih boyunca çeşitli kavimlerin birbirleriyle olan mücadelesinin geçmiş olduğu bölgeler olmuştur. Bu itibarla bilhassa Müslüman Araplarca Avasım ve Süğür adı verilen uç bölgelerdeki savaşlar, yüzyıllar boyu sürdürülegelmiştir. Bu mücadeleler esnasında bölgedeki birçok yerleşim yerleri harap olmuştur. Başören Köyü’nde ve çevresinde bu dönemlere ait birçok ören yeri ve savaş kalıntılarının bulunduğu alanlar bulunmaktadır. İşte bu dönemlerden beri tahrip edilmiş birçok eski yerleşim yeri olan örenlerin bu bölgede olması, nedeniyle bu köyümüze Başören adı verilmiştir.

Başören Köyünün Kuzeyinde, Bölücek Dağı, güneydoğusundaki Sansaklı Dağı, güneydeki Tomolar mezrası, batısındaki Kurudere ve Çoröz Deresi ile Belpınarı mevkiilerinde çeşitli tarihi dönemlere ait birçok ören yerleri, kaleler gibi tarihi özellikler taşıyan yerler bulunmaktadır. Başören ile Güldede Köyü arasından, Afşin topraklarına kadar uzanan Sümer Dikili Taşları, bu bölgenin tarih öncesi çağlardan beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Belpınarı mevkiinde, bol miktarda mızrak ve ok uçları gibi savaş malzemeleri bulunmuştur. Başören Köyü’nün batı kesiminde yer alan “Yığma Tepe”mıntıkasında, hangi döneme ait olduğu kesin olarak bilinmeyen bir hüyük bulunmaktadır. Durak Hasan adı verilen mıntıkada eski bir yerleşim alanı bulunmaktadır. Bütün bu eski yerleşim birimleri, tarihi Hurman Kalesine çok yakındır. Yaşlıların rivayetlerine göre, bu bölgeler Binboğa Dağlarına kadar uzayan tüm sahada büyük ardıç ağaçlarından oluşan ormanlık alanlar bulunmaktaydı. Sonraki yıllarda bölge halkının bilinçsizce ormanları yoketmeleri nedeniyle, günümüzdeki erozyon bu bölgede oldukça fazladır. Ardıç ormanlık alan oldukça azalmış durumdadır. Ardıç orman alanı sadece Başören Köyü’nün bir kısmında, Camiliyurt Köyünde, Beypınar Köyü’nün batı kesimlerinde, Salyurt Yaylalarından az bir miktarda kalmıştır. Buradaki ardıç ormanları tarih öncesi çağlardaki Mezapotamya’nın ahşap ihtiyacının tamamını karşılamaktadır. Bu bölgede kalan günümüzdeki küçük ormanlık alanlar, o günlerden kalan hatıralardır.

     
Duyurular

Gabder Resmi Web Sitemiz açılmıştır.




Resimlere ulaşmak için tıklayınız.